19 Ağustos 2018 , Pazar
Anasayfa / Hukuk / ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN SORUNLARI VE HAKLARI

ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN SORUNLARI VE HAKLARI

ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN SORUNLARI VE HAKLARI

Her ne kadar iş yasasında işçi hakları mükemmel bir şekilde korunuyor gibi görünse de , gerçek hayatta durum bunun tam tersi. İşçiler, geçmişten bugüne hep ezilen bir sınıf(!) olarak bilinirler. Evet , artık günümüzde sınıf ayrımı yok zannedilse de ne yazık ki bu, yadsınamaz bir gerçek : İşçi Sınıfı!

Tarihe baktığımızda Fransız İhtilali’nin temelinde yatan sebep de aslında buydu. Eşitsizlik üzerine kurulmuş bir yapı ve buna bağlı olarak köylü sınıfının sömürülmesi ,vergilerin artması ve kötü çalışma şartları… O dönemlerde ülkenin bütün yükü köylü , işçi sınıfının üzerindeydi. Eşitsizlik üzerine kurulmuş sosyal yapı halkı günden güne kamçılıyor ve üst sınıflara kin beslemesine neden oluyordu. Soylular ülkeye egemendi ve köylü sınıfı hiçe sayılıyordu. Fransa’daki soylular monarşisi artık ülkeyi halk için yaşanmaz hale getirmişti.

İşte Fransa soylular monarşisinin günümüze uyarlanmış modeli ise özel sektördeki şirketler ve ofisler! Bu şirket ve ofislerde çalışan işçiler ofisi/şirketi ayakta tutan, emekleriyle işleri yürüten, ancak ekmeğini başkasına yediren konumundadırlar. Bu ekmeği yiyen günümüz soyluları ise tabi ki işverenler!

Herhangi bir nedenle kamuda çalışmayan, halk tabiriyle “devlete sırtını dayamayan” işçiler , işverenler tarafından adeta sömürülmektedirler. Bu konunun belki de en önemli nokta ise çoğu işçinin ne yazık ki haklarının farkında olmamasıdır. Ancak tabi sömürüldüğünün farkında olan işçiler de, işten atılma, yeniden iş bulamama korkusu yüzünden işverenine karşı istek ve şikayetlerini dile getirememektedir.

Haklarının farkında olan ve isteklerini iş verenine dile getirmekten korkmayan bir kısım işçi grubu ise , mevcut işinden ayrılsa bile yeniden bulacağı işin de aynı koşullarda olacağı bilinciyle harekete geçmemektedir.

Şimdi, en azından işçilerimizin bilinçlenmesi amacıyla yasalarımızda yer alan işçi haklarına bir göz atalım ;

MAAŞ: Maaş, işçinin en temel hakkıdır. İşçi maaşını tam ve zamanında alma hakkında sahiptir. Çoğu işveren tarafından işçinin sigorta priminin az ödenmesi maksadıyla, işçiye maaşının bir kısmı elden verilmekte, bir kısmı ise hesabına yatırılmaktadır. İş kanununa göre iş yerinde en az 10 işçi çalışıyorsa ücretlerin bankaya yatırılması zorunludur. Eğer işyerinde 10 kişiden az işçi çalışıyorsa ücret pusulasını her ay çalışanlara vermesi zorunludur. İşçi ücretini çalıştığı ayın sonunda hak etmektedir. 20 günden daha fazla maaşı ödenmeyen işçi işyerinde kalıp çalışmayacağı gibi işten ayrılarak kıdem tazminatını ve ödenmeyen ücretlerini dava ederek alabilir.

SOSYAL SİGORTA: işyerindeki deneme süreleri de dahil işe başlanılan günden itibaren sigortanızın işverence yatırılması zorunludur. Eğer iş veren size maaşınızın bir kısmını elden veriyor bir kısmını banka hesabınıza yatırıyorsa bu hem devletten vergi kaçırmak hem de sizin sigortanızın eksik yatırılması anlamına gelir ki bu durum tamamen kanuna aykırıdır. Sigorta priminizin düşük ücretten yatırılması emekli maaşınızın da düşük olacağı anlamına geşdiğini unutmayın.

KIDEM TAZMİNATI: Haklı sebeplerle işten ayrıldığınızda veya işvereniniz tarafından haklı bir sebep olmadan işten çıkarıldığınızda alacağınız tazminattır. Kıdem tazminatına hak kazanmak için aynı işverene bağlı en az 1 yıl çalışmış olmanız şart.

İHBAR TAZMİNATI: haklı bir neden olmadan işten ayrılmak istiyorsanız çalışma sürenize bağlı olarak kanunda belirlenen ihbar sürelerine uyarak önceden işvereninize haber vermeniz gerekir. Aksi takdirde ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilirsiniz. Yine işveren haklı bir neden olmadan ihbar sürelerine aykırı hareket ederek sizi işten çıkarırsa size ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilir. İhbar tazminatı süreleri şu şekildedir;
6 aydan az çalışan işçi 2 hafta 2 Haftalık Ücret
6 aydan 1,5 yıla kadar çalışan işçi 4 hafta 4 Haftalık Ücret
1,5 yıldan 3 yıla kadar çalışan işçi 6 hafta 6 Haftalık Ücret
3 yıldan fazla çalışan işçi 8 hafta 8 haftalık Ücret

İŞ ARAMA HAKKI: işten çıkarılan işçiye işveren tarafından yeni iş araması için verilmesi gereken bir haktır. İş saatleri içinde bu hakkınızı kullanabilirsiniz ve ücretinizden bu süre için herhangi bir kesinti yapılamaz.

FAZLA MESAİ ÜCRETİ: Fazla çalışma, yasada yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Haftalık 45 saat, günde 11 saati aşmamak koşulu ile işyerinde haftanın çalışılan günlerine farklı bir şekilde dağıtılabileceği kabul edilmiştir. Yani işçilerin sağlıklarını korumak amacıyla , 24 saat içinde işçiye kesintisiz 12 saatlik bir dinlenme olanağı sağlayacak bir şekilde günlük çalışma süresinin bir işçi için en fazla ara dinlenmeler hariç 11 saat olması benimsenmiştir. Haftanın beş iş gününde 9 saat çalışılan işyerlerinde günde 2 saat, haftanın 6 iş gününde 7, 5 saat çalışan işyerlerinde günde 3, 5 saat olarak fazla çalışma yapılabilecektir. Yine fazla çalışma sürelerinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamayacaktır. Fazla çalışmada ise yarım saatten az çalışmada yarım saat, yarım saati aşan çalışmada bir saat olarak sayılır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarın % 50 yükseltilmesi suretiyle ödenecektir denilmektedir

YILLIK ÜCRETLİ İZİN: Yıllık ücretli izin hakkı işin ne süredir yapıldığına ve aynı işyerinde bir yılı tamamlamış olmasına bağlıdır. İşçi hakları kapsamında yıllık izin süresi bitimine müteakip 4 gün ücretsiz izin hakkı da bulunmaktadır. Yıllık iznin kullandırılmaması halinde işçinin yıllık izin süresi karşılığında alması gereken ücret için dava hakkı bulunmaktadır. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden, Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden, On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden,Az olamaz. Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.” İşçi çalışırken kullanmadığı izinlere ait izin parasını isteyemez, ancak izin kullanma hakkınız isteyebilir.

HAFTA TATİLİ: işçilerin yasal olarak en az haftada bir gün ücretli izin hakkı bulunmaktadır. İşçi hafta tatilinde de çalışmışsa o günkü çalışmasının karşılığını % 100 zamlı alır.

ARA DİNLENMESİ: İşçiye gün içerisinde dinlenmek için süre tanınması da işçi hakları arasındadır. İşyerinde ara dinlenme süreleri, günlük çalışma saatine bağlı olarak belirlenir. Ancak mesai süresine dahil edilmez. Süreler şu şekildedir: 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika,4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat,7,5 saatten fazla süreli işlerde 1 saat olarak verilir.

RESMİ VE BAYRAM TATİLLERİ: İşçinin resmi tatiller ile bayram günlerinde tatil yapma hakkı vardır. Bu günlerde çalışan işçi %100 zamlı olarak ücret talep etme hakkına sahiptir.

MADDİ-MANEVİ TAZMNİNAT DAVASI : İş süresince işçinin başına gelebilecek kazalar için işçinin maddi manevi tazminat talep etme hakkı da işçi hakları kapsamında düzenlenmiştir. İşçi, iş kazası sonucunda ortaya çıkan maddi zararlarının giderilmesini talep edebilir. Kaza sonucu işçinin ölümü halinde de işçinin varisleri tarafından cenaze masrafları, ölümünden önceki tedavi giderleri ve ölüm dolayısıyla yaşanacak gelir kaybı talep edilebilmektedir. Öte yandan işçinin manevi tazminat davası açma hakkı da bulunmaktadır. İşçi ölmüş ise yakınları, yaşadıkları üzüntü için manevi tazminat davası açabilir.

İŞE İADE DAVASI: Haklı bir sebep olmaksızın işten çıkarılan işçi işe geri dönüş için dava açabilir. İlgili mahkeme durumu değerlendirerek kararını verir ve işçiyi haklı bulması durumunda belli bir süre içerisinde işçinin yeniden işe alınmasını emreder. Aksi durumunda işçinin zararını ortadan kaldıracak bir para ödenmesine karar verilir.

KÖTÜNİYET TAZMİNATI: Kötü niyet tazminatı: belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan 6 aydan az süreli çalışan ya da işyerindeki çalışan sayısının 30 altında olan işyerinde çalışan yani iş güvencesinden yoksun işçinin, iş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli olarak feshedilmesinin hukuki cezasıdır. Örneğin tanıklık yaptığı için işçinin işine son verilmişse işçi bu davayı açabilir. Yine işçi işverenini sgk ya şikayet ettikten sonra işine son verilmişse kötüniyet tazminatına hak kazanır.

EŞİT DAVRANMAMA TAZMİNATI DAVALARI: İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir.

HİZMET TESPİTİ DAVASI: Sigorta bildirimi yapılmadan ve sigorta primi yatırılmadan çalıştırılan işçilerin , sigortasız çalıştığı süreyi sigortalı hale getirmek için açabileceği davadır.

Yukarıda bahsettiklerimiz genel anlamda işçilerin sahip oldukları haklardır.

Konumuza bir de özel sektörden bir alanı ayrıntılı inceleyerek devam edelim. Örneğin Özel güvenlik görevlileri;

Özel güvenlik görevlilerinin yaşadıkları sorunların başında 5188 sayılı kanunda yetkilerinin kesin ve açık bir şekilde belirlenmemesi ve işyerlerinde amir veya yöneticiler tarafından kanunun verdiği yetkileri aşan emirler verilmesi nedeniyle sık sık vatandaşlarla ve diğer çalışanlarla karşı karşıya gelmeleridir. Kanunun verdiği yetkiyi aşan emirlerin yazılı olarak verilmemesi nedeniyle emrin yerine getirilmesi sırasında herhangi bir sorun çıktığında özel güvenlik görevlileri kurum ve vatandaşlar tarafından olayın tek sorumlusu olarak gösterildiği için özel güvenlik görevlilerine karşı olumsuz bir algı vardır.

Bundan başka özel güvenlik görevlilerinin çalışma saatlerinin ağırlığı ,vardiya değişimleri, sürekli ve düzensiz olarak görev yerinin değiştirilmesi, istifaya zorlanması ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmemesi, ölümle sonuçlanan olayların sonucunda şehit sayılmaması, taşeron firmaya bağlı çalıştıklarında kurumun avukatından yararlanamaması, polis, jandarma ve halk tarafından yeterince dikkate alınmaması, yıpranma payının olmaması, fazla mesai ücretlerinin alınamaması, emirlerin yazılı değil de sözlü olarak verilmesi nedeniyle yaşanan olaylarda tek başına sorumlu tutulması, çalıştıkları alanlarda yeterli konfor ve standartların sağlanmaması, sigorta priminin eksik ödenmesi, iş başvurularında yaş olarak çok üst sınırlar gösterilmesi ve bu nedenle bir defa işe giren güvenlik görevlisinin işten ayrılmaya çekinmesi, güvenlik ve koruma hizmeti dışında çalıştırılmaları, bayram ve resmi tatil ücretlerinin eksik ödenmesi ya da kullandırılmaması, yıpranma hakkı denilen fiili hizmet zamlarının olmaması… gösterilebilir.

Peki bu sorunlarla karşı karşıya kalan bir özel güvenlik görevlisi ne yapabilir? Var olan 5188 sayılı yasa bu kişileri korumakta yeterli midir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki yasa tabiki de yeterli değil. Ancak asıl sorun yasa bir gün yeterli olsa bile bu yasanın gerçek hayatta nasıl uygulanacağıdır. Örneğin şuan var olan iş kanunu kapsamında bir özel güvenlik görevlisi yukarıda bahsedilen haklarını tam olarak aramaktan korkmaz ve çekinmez diyebilir miyiz? Bunun cevabı ne yazık ki hayır! Nedeni ise bahsettiğimiz işten çıkarılma korkusu, tekrar iş bulamama korkusudur vb nedenlerdir.

Bu da demek oluyor ki iş sadece yasaların değişmesi ile bitmiyor. Önce günümüz soylularının, yani işverenlerin bakış açısının ve zihniyetlerinin değişmesiyle başlayacak her şey!

İşverenlerin unutmaması dileği ile ; ” Dev eserleri taşlar değil, onları işleyenler meydana getirir .” (J. T. Motley)

Av. Ebru KARAYOL

  • 14
    Shares

Hakkında SECURİTY TÜRK

BU HABER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ZAM ALAMAYAN İŞÇİ KIDEM TAZMİNATINI TALEP EDİP AYRILABİLİR Mİ?

Ücreti artırılmayan işçi kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilir mi? Ücretlerin hangi dönemlerde veya oranlarda artırılacağına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir